Salı, Mayıs 08, 2007

20 yıl önce toprağa sakladığımız biricik babama...

Ben Hayatta En Çok Babamı Sevdim
Ben hayatta en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yerden bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü ha düşecek
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim
Bilmezdi ki oturduğumuz semti
Geldi mi de gidici - hep, hep acele işi
Çağın en güzel gözlü maarif müfettişi
Atlastan bakardım nereye gitti
Öyle öyle ezber ettim gurbeti
Sevinçten uçardım hasta oldum mu,
Kırkı geçerse ateş, çağırırlar İstanbul'a
Bi helallaşmak ister elbet , di'mi oğluyla!
Tifoyken başardım bu aşk oyununu,
Ohh dedim, göğsüne gömdüm burnumu,
En son teftişine çıkana değin
Koştururken ardından o uçmaktaki devin,
Daha başka tür aşklar, geniş sevdalar için
Açıldı nefesim, fikrim, canevim
Hayatta ben en çok babamı sevdim.

Can Yücel

Pazar, Mayıs 06, 2007

Amerika'daki yaz kampı :)

Bir arkadaşım üniversitede okurken yaz tatilinde, İngilizce'sini ilerletmek için Amerikada bir yaz kampı bulmuş. Yaz kampında hem çalışacak, bunu karşılığında ücretsiz barınacak ve yemek yiyecek, üstüne pratik yapma imkanı bulacakmış. Amerika'ya gitmiş ve kampın "sağır dilsiz çocukların kampı" olduğunu öğrenmiş, orada yaz boyunca kalmış. Bize yorumu;" ingilizceye pek yaramadı ama işaret dilini öğrendim", dedi. İşin komik tarafı aynı kampa iki yıl üst üste gitmiş.

Sahiplik

Sahip olmadığı şeylere üzülmeyen ve sahip olduklarına sevinen akıllı insandır.
Epictetos

Salı, Mayıs 01, 2007

Öğrenmek

Öğrenmenin maliyeti vardır.
Önceden öğrenenler; indirimli fiattan öğrenir,
Otoriteden öğrenenler; özgürlük bedeliyle öğrenir,
Deneyerek öğrenenler; etiket fiyatından öğrenir,
Hayattan öğrenenler; gecikme zammıyla öğrenir,
Hayattan da öğrenemeyenler; boşa gitmiş hayatlarıyla öğrenirler.

Arthur MILLER.

İşte Hayat

Hayat üçbuçukla dört arasındadır.

Ya üçbuçuk atarsın ya da dört dörtlük yaşarsın...