Pazartesi, Mart 12, 2012

Ufuk açan sohbetler

TRT Okul'da ufuk açan sohbetlerin yer aldığı bir program var; "Ne diyoruz ne anlıyoruz ?" Üç, çok donanımlı hocanın, her hafta 40 dk bir konu üzerinde konuştuğu program hem bilgi veriyor hem de ufuk açıyor. Prof.Cengiz Güleç, Prof.Ahmet İnam, M.Ali Kılıçbay adeta doyumsuz sohbetler sunuyorlar.Tavsiye edilir.
http://www.dailymotion.com/video/xnnxph_ne-diyoruz-ne-anlyyoruz-populer-kultur_tech

Pazartesi, Ocak 09, 2012

Hayat hiç adil değil

"Hayat hiç adil değil".
Yedi yaşında kızımın sözleri bunlar.Bu sözleri, ona bir kabahatinden dolayı bağırmamdan sonra söylüyor. Aslında söz konusu şeye pek kabahat de denemez.
Ardından ekledi; "Siz büyükler, istediğiniz zaman biz küçüklere bağırıyor, vuruyorsunuz. Oysa bizim gücümüz yetmediği için bunları size yapamıyoruz. Bu hiç adil değil." Neyse ki kızıma vurmamıştım, Tanrı ona vurmaktan alıkoysun beni.
Ancak bu sözlerin ardından bir yumru boğazımı tıkadı. Ne söyleyeceğimi bilemedim, hata yaptığımı onunla konuşarak itiraf ettim.

Pazartesi, Ekim 31, 2011

Van Depremi ve Japon Milleti

Van depremi hepimizi sarstı. Çok ama çok üzüntülüyüz. Herkes elinden geleni yaparak, enkaz altında kalanları kurtarmaya, yardım göndermeye çalıştı. Bir tarafta böyle derin bir üzüntü, yardımların bir kısmının yağmalanması sızısı, diğer tarafta Japonların Türk Konsolosluğu'na içinde geçmiş olsun mesajları ve para bulunan zarflar bırakması. Japon halkının asil davranışına hayran olmamak elde değil. Tanrı, tüm insanları deprem felaketinden korusun.

Pazar, Ekim 09, 2011

Büyük Usta Yaşar Kemal

Yaşar Kemal Türk Dili'nin yaşayan en büyük temsilcilerinden birisi. Dili öyle güzel, öyle arı ve akıcı kullanıyor ki hayran olmamak mümkün değil. Mesela; "Öyle yiğit bir adamdı ki safî yürek " cümlesi bile onun ne kadar yetenekli olduğunu gösteriyor. Çok yaşa Büyük Usta, eserlerini zevkle okumaya devam edelim.

Cuma, Eylül 09, 2011

İnternet ve dünyada iz bırakmak...

İnsan, dünyada kalıcı olmadığını, fani olduğunu biliyor. Yıllar sonra esamesinin okunmayacağını ve bir bakî kalan bu dünyada hoş seda olduğunu biliyor. İşte tam burada internet devreye giriyor. İnternetin ilk çıktığı yıllarda herkes takma ismi (nick name ) ile yazarken, birden herkes gerçek ismi, resimleri, bilgileri ile ortaya dökülüverdi. İnsan, kalıcı olmak için bir mecra, bir yer bulmuştu, bu da internetti. Artık insanların çoğu internette tüm bilgilerin silinmediğini ve kalıcı olduğunu biliyor, ama insan yok olsa da ona ait bir iz bu dünyada kalıyor.